Hayat...

• 16/2/2008 - her seçiş bir vazgeçiştir...

Adamın biri bilge bir kral olmakla ün salmış kralın yanına

 

gider. Krala  şunu  sorar "Efendim söyleyin bana hayatta özgürlük var mıdır?"

 

Kral  "Elbette" der  "Kaç bacağın var senin?"

Adam soruya şaşırarak "İki efendim" der.

Kral  "Pekala, tek bacağının üstünde durabilir misin?"

 "Elbette" diye cevap verir adam.

Kral "O halde hangi bacağın üstünde duracağına karar ver".

 Adam biraz düşünür ve sol bacağı üstünde durmaya karar verir.

"Tamam" der kral  "Şimdi de öteki bacağını kaldır."

Adam şaşırır "Bu imkansız kralım" der.

"Gördün mü?" der kral " Özgürlük budur. Sadece ilk kararı almakta özgürsün. Ondan

sonrasında değil."

 

Tiziano Terzani'nin Atlıkarıncada Bir Tur Daha adlı kitabında okuduğum bu

 küçük öykü yıllardır tartışılan özgürlük kavramı üzerinde bir kez daha düşünmeme yol açtı. Hayat gerçekten böyleydi. İlk kararı alıyordun ve gerisi o ilk karara bağlı olarak gerçekleşiyordu. Hayat hata kabul etmiyordu.  ilk kararın doğruysa işler yolunda gidiyordu ama eğer yanlış bir karar aldıysan, herşey zincirleme yanlış gidiyordu.

 

Mesela mesleğini seçerken... Hasbelkader, iyi düşünmeden, yeteneklerinin farkında olmaksızın bir meslek seçtiğinde ömür boyu işini zorla yapmaya mahkum oluyordun. İşinin başındayken başka bir iş yapmayı özlüyordun. Ama biliyordun ki; özgürlüğünü kullanmış ilk kararı vermiştin ve yeniden başlama cesaretin yoktu.

 

 Bazı insanlar vardı hayatta...Onlar ise herşeyi ardlarında bırakıp yeniden başlayacak kadar cesurlardı. Ama sen onlardan biri olamıyordun. Bunca emek bunca çalışmayı sanki çöpmüş gibi bir çırpıda atıveremiyordun. Oysa göz ardı ettiğin bir şey vardı. Hayat çok kısaydı  ve

mutsuz olduğun işlerle zaman öldürmek aynı zamanda ruhunu öldürmekle eş anlamlıydı.

 

Evlilik konusunda da iyi karar vermek gerekiyordu. Yanlış bir karar aynı evde yaşayan iki düşman yaratabilirdi. Aşk zorunluluğa dönüşebilir ve hayatını cehenneme çevirebilirdi. İlk kararı alıyordun, bu konuda  özgürdün ama devamında senin kararına bağlı olmayan pek çok şey gerçekleşiyordu.

 

Hayat kararlardan ibaretti ve kararlar birer kibritti. Doğru yerde ateşlediğinde seni ısıtacak ateş, çorbanı kaynatacak ateş oluyordu,  yanlış yerde ateşlediğin vakit ise içinde bulunduğun evle birlikte seni de yakıyordu. Hayat öyle basite alınacak bir oyun değildi. Oyunun kurallarını bilmen ve ona göre oynaman gerekiyordu. Ama çoğu zaman oyunun kurallarını

bilmek yetmiyordu. Çok daha önemli olan başka bir şey vardı. Kendini bilmek...  Ne istediğini, neyin seni mutlu edeceğini ve kim olduğunu, neler yapabileceğini bilmek zorundaydın. Ancak o zaman doğru kararlar veriyor ve mutlu bir> hayata sahip oluyordun.

 

Ve kararlar birer kibritti... Ya kendini yakıyordun ya da ısıtıyordun...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

Sonlar ve başlangıçlar...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS

Kategoriler

    Arkadaşlar

    kutguni
    raciegi
    sessizofke01
    Kamil SERİN
    kimbuarkadas
    suskunsokaklar
    compete
    bnlnt
    mevsimsiz
    toska
    canandeniz
    babyoil
    alsbiss
    nilgunce
    anarsiyolu
    mutlusuz
    nidadan
    incebiragit
    sycorox
    Aydin MERT
    bizimada
    yagmurtuana
    mecnun1965
    denizhancb
    orhanturgut
    gonulcalan
    zehra32
    tengraca
    enginaydin01
    daganer
    İsmail Hakkı GÜRGENBURAN
    trsofa
    yalicapkini06
    asdkafjd
    Civan Şahin
    poyrazkoy
    mahirane
    psikolojist
    dairus
    nilsu35
    Ahmet İNCE
    pisikoterapi
    martitur
    mrvmrt
    atillahakan1
    Zeki Güneş
    Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa